ATİNA — Türk savunma sanayisinin insansız hava ve deniz araçları (İHA/SİDA) alanındaki kapasite artışı, komşu Yunanistan’da askeri stratejilerin yeniden değerlendirilmesine neden oluyor. Yunan basınında ve askeri analiz çevrelerinde yer alan değerlendirmeler, Ege ve Doğu Akdeniz’deki güç dengesinin insansız platformlar lehine değiştiğine ve Atina’nın bu duruma karşı “maliyet-etkin” çözümler üretmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Maliyet-Etkin Caydırıcılık: Kamikaze Dronlar
Yunan strateji uzmanları tarafından yapılan analizlerde, Türkiye’nin genişleyen insansız araç envanterine karşı klasik ve yüksek maliyetli savunma sistemlerinin (fırkateynler veya pahalı hava savunma füzeleri gibi) her zaman yeterli olmayabileceği belirtiliyor. Bu kapsamda Atina yönetimine, hem operasyonel esneklik sağlaması hem de düşük maliyetle yüksek hasar verme potansiyeli taşıması nedeniyle “kamikaze dron” (loitering munition) tedarikine ve üretimine öncelik vermesi yönünde çağrılar yapılıyor.
Ege Denizi’nde Asimetrik Harp Senaryoları
Yunan savunma mecralarında paylaşılan raporlar, özellikle Ege Denizi’ndeki ada coğrafyasının asimetrik harp teknikleri için uygun bir zemin hazırladığını vurguluyor. Türk yapımı silahlı insansız deniz araçlarının (SİDA) ve sürü İHA teknolojilerinin, deniz trafiği ve kıyı güvenliği üzerindeki baskıyı artırdığı ifade edilirken; Yunanistan’ın benzer bir kabiliyeti süratle operasyonel hale getirmesinin “kuvvetler dengesini” korumak adına elzem olduğu savunuluyor.
Bölgesel Güç Dengesi ve Yeni Doktrinler
Haberlerde yer alan teknik analizlere göre, savunma doktrinlerinde yaşanan bu değişim sadece bir araç tedariki değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz’deki jeopolitik mücadelenin yeni bir evresi olarak görülüyor. Uzmanlar, bölgedeki deniz yetki alanları ve enerji hatları üzerindeki hakimiyet çabalarının, artık büyük ölçekli platformlardan ziyade, teknolojik üstünlüğe dayalı “akıllı” ve “insansız” sistemler üzerinden şekilleneceğini öngörüyor.
Atina’nın, savunma sanayisi bütçesinde bu alandaki AR-GE ve tedarik süreçlerine ayırdığı payı artırması beklenirken, bu durumun Ege’deki teknolojik rekabeti daha da derinleştireceği tahmin ediliyor.


